benim kıymetli izleyenlerim

19 Aralık 2013 Perşembe

KIZIMA ÖRDÜĞÜM CEKET BERE TAKIMI


İzleyenlerim
 merhabalar
iki hafta önce başlamıştım sanırım önce beresini ördüm
bereye 90 ilmekten başlamıştım belli bir miktar ördükten sonra hızlaca kesmeye başladım en tepesinde 15 ilmek kalana kadar sonra o 15 ilmeği hepsine iplik sonuna toplayıp büzerek bitirip tığ ile tersinden aşağıya doğru tek tek ilmek alarak ördüm
 

kollara 50 ilmekten başladım toplamda kol evine kadar 10 ilmek artmış oldu kolları keserken 3 ,2 ,1 şeklinde kesip sonra her 3 sırada birer taraftan keserek üstteki gibi şekillendirdim
kol , bere ve etek uçlarına  ajur örgüsü yapıldı

 üstteki berenin örülüş şekli
 arkaya 90 ilmekten başladım kol kesimine kadar düz ördüm yine 3,2,1 şeklinde kol evi vererek kestim
berenin ucu ile yakaya tığ ile oya yaptım
önlere 3 sıra şeklinde fisto diktim
ve kare metal düğme



17 Aralık 2013 Salı

DOLMA BAHÇE DE GEZİ ÇIRAĞANDA YEMEK

 izleyenlerim
merhabalar
dünün o kara yağışlı havasında dolma bahçeyi gezdik
beraber gittiğim arkadaşların hafif serzenişleri ile
ama bana sorarsanız ben geziden oldukça memnundum yıllar önce gitmiştim dolma bahçeye
ve yeni bölümleri açılmış mesela harem kısmı benim gezdiğimde açık değildi
anladım ki müzeleri her on yılda bir tekrar gezmek gerekiyor


 şu muhteşem kubbeye bakarmısınız
daha önce bu kubbeyi görmemiştim renkleri bir başka süslemeleri başka güzel
 artık eskisi gibi ayakkabılarınızla rahatlıkla giremiyorsunuz ayaklarınıza galoş giyip müzeyi öyle geziyorsunuz
duvardaki tablodaki köylü kızı bana öyle derinden baktı ki
acep büyük büyük ninem olabilir mi?

 bayramlaşmanın olduğu salon
şimdiler de kullanıldığını öğrendik
hatta Atatürk'ün cenaze namazı bu salonda kılınmış
ve tabutu karşıdaki kırmızı tahtın olduğu yerdeymiş insanlara bu salonda
ziyarete açılmış
 ve bir çok saatin olduğu bölümü gezdirdiler bize
valla arkadaşlar da dedim iyi ki geldik diye benim için eşsiz bir gezi oldu
 padişahcağızlarımızın mütavazi yaşamları
Le château de Versailles (  versay sarayını) da gezdiğim için biliyorum onlardaki ihtişam ve gösteriş  yanında bizimki de saray mı diyorum
hem devleti yönettikleri
hem davetli ağırladıkları
hem de  ailesi ile yaşadığı büyücek bir ev diyelim
nur içinde yatsınlar
 ve yemeğe Çırağan sarayına geçildi
Enderun salonundaydık
hava yağışlı olmasaydı manzaranın daha çok keyfi çıkabilirdi
ama yine de keyifliydi


 neler yemişiz


 aman çıkmadan
her zaman geldiğimiz yer mi diye
başladık her yerde fotoğraflar çekmeye
işte ne denir bilmem ki........
herkes aynı telaş içinde olduğundan kimse kimsenin kusuruna bakmadı
herkesin elindekilerinden ardı ardına flaşlar patlıyordu
bizde birkaç tane diyemeyeceğim kadar fotoğraf çekindik durduk



16 Aralık 2013 Pazartesi

KIZIMA TAFTADAN DİKTİĞİM ELBİSE


 merhabalar
geçenlerde kestiğim tafta elbise
beatrıce baskılı broşumuzda eksik değil hani
tafta kumaşları çok seviyorum
hem çocukta şık duruyor
hem de buruşmadığı için çok kullanışlı
jile tarzı elbiseleri kollu olanlara göre daha çok tercih ediyorum içine giydiği çeşitli renkte badi ile tamamlayabiliyorsunuz



12 Aralık 2013 Perşembe

BAŞ TAACIM

 evet izleyenlerim
kısa günün bol işi oldu
bu sabah eskiyen tacımı üstteki gibi yeniledim
altta eski elbisesinden sıyırıp attığım tacım yeni şahsiyeti ile karşınızda
 neler yapılmış
eski kılıfı dikkatlice sökülüp yeni uygulayacağım kumaşı 
ona göre kestim

 her tarafından silikon tabanca ile yapıştırdım
 üst kısmını böyle faransız danteli vari bir fisto ile kapladım

 ve ne var ne yok başladım araştırmaya
ve böyle bir sonuç çıktı
 başka bir de ortanca oğlana murat boz beresi örüyordum onu bitirdim
 kızımın bolerasının kolu bitti diğer kola başlanacak

ve kızıma bir piyenses elbisesi kestim
kızım anne bana piyenses elbisesi dikecekmisin diye sorunca dayanamadım
evde mevcut olan pembe tafta kumaşım vardı
eteği kloş kestim

 iç kısmın da iki katlı kloş şeklinde tül kestim
 başladık bakalım dikmeye bir dahaki postumuz da bu elbise ....
daha ne olsun
kısa güne daha ne sığacaktı ki?

6 Aralık 2013 Cuma

MEVSİM ÇİÇEKLERİNDEN KALEM ETEK

 İzleyenlerim
Merhabalar
Aslında dikildiğinden itibaren oldukça fazla giyilen ama bir türlü blogda paylaşılmamış çiçek desenli kalem eteğim ile yine karşınızdayım.

Bu eteğimin kumaşı yine müdavimi olduğum cuma.....

Kumaş dokuma olarak oldukça enteresan ve içinde hiç sentetik yok.
Sentetik olma ve olamama konusu yanımda taşıdığım çakmak ile almadan önce test edildiği için bilinmekte

Yaktığınız kumaşı elinizde kül halinde dağıtabiliyorsanız o kumaşta sentetik yoktur diye nitelendirebilirsiniz.
Ama yakınca bir tarafa doğru yatıp orada sert plastik şeklinde büzüşüyorsa işte onda sentetik vardır.
Ben polyestere karşı alerjik olduğum için
ve bu zamana kadar bu kumaşlardan çok mağdur olduğum için kumaşın karışımını yakarak anlayabiliyorum.
Yoksa ipek dedikleri kumaşlardan çok kandırıldığım olmuştur. Hoş satıcıların kumaş bilgisi de tartışılır tabi ama bilgiç bir tavır alarak yorumları yok mu?

 Kız meslek lisesi mezunu olduğum daha önce söz konusu oldu mu bilmiyorum ama
bu gün öğretmenimin bizlere öğrettiği bir kaç
haute  couture püflerini   sizler ile paylaşmak istiyorum

Her etek mutlaka astarlanmalı.
 Astarı fermuarı mutlaka  sabitlemek ben bunu makinede yapıyorum ki öğretmenim asla kabul etmezdi.
Yan dikiş kısmına birit eklemek.
Eline cetvelini alır tek tek her ayrıntıyı ölçer iç dikişe çok önem verirdi


 Etek kemerini düz tarafından makinede dikip iç tarafını asla makine dikişi yapmamak elde bastırmak.

Ve tabi ki günümüzün  dikişlerinde benim de beğenmediğim etek uçlarına geçilen çıma dikişi
asla öğretmenimizin tasvip etmediği bir durumdu eteği fırlatır atardı

Bir de gelelim şu agraf olayına günümüzde kullanımı fantezi elbiselerin ötesine geçmez
aslında düğmeyi rahat ve kullanışlı olduğu için ben de tercih ediyorum

ama öğretmenimiz her eteğe düğme yerine agraf kullandırırdı
ve bu agrafı kıyafetin rengine göre iplikle sarardık

Hey gidi şimdiki dikişlerimizi görse bize ne derdi bilmiyorum ama bize kazandırdığı bu maharet ile yıllardır kendi hayal ettiğimi giymekteyim
 Bakalım moda devleri çiçek desenlerini nasıl kullanmış






1 Aralık 2013 Pazar

AH BENİ KADIKÖY CUMA PAZARI MAHVEDİYOR YA SİZİ?

 
 
ey izleyenler
gitseniz bir türlü gitmeseniz başka
semt pazarının ötesinde bir misyonu var pazarın
 tanımadık her dikiş sever bayanla konuşulan
parçanın kalitesi, dikiş hakkında yorumların havada uçuştuğu bir pazardır.
Kumaşlar hakkında bilgili veya bilgisiz her bayan bu
pazara bir kere gelmiştir
ve ne demek istediğimi şıppadanak
anlar.
Ben çarşamba pazarı müdavimiyken evimin bu yakada olması sebebiyle yaklaşık 4 yıldır bu pazara
gider gelirim
ve inanın 4 yılda burada sadece gezinerek sektör hakkında bilgi sahibi oldum
şu rengarenk gülleri mağazadan kaça alırsınız bilmiyorum ama ben poşetini 1 tl ye aldım
poşet dediğime bakmayın
 koca bir torba demem daha uygun sanırım
bunları alırken gelen geçenlerin soru yağmuruna tutulur ne yapacaksın
sorusuna açıklama getirmeye çalışırsın
 
işin gerçeği bu gülleri hediye dikeceğim mutfak önlüklerinde kullanmayı düşündüğüm için
bu şekilde cevap vermiştim
 ama eve gelip her şeyi şöyle bir serince aklıma ne hayaller gelmedi ki?
 
 hele bu moda zımbalara

bu metal düğmelere ne demeli
 şu gold görünümlere bir bakıp almadan geçemiyorsunuz
 evet evdeki yüzlerce süsleme malzemelerinden bir kaçından sonra

gelelim bu suni deri parçalarına
bu lazer kesim delikli deri her zaman  düşmez pazarımıza

 hele böyle kombini ile çok ender bulursunuz.
İşin gerçeği
pazarımızın bir huyu da şudur ki elinizde bir parça varken aynı zamanda başkasının elindekine bakar
ve asla onu alacakmısınız? diye sormazsınız
kıymete binme mevzuuu...))))
bu kumaşın ikisi de başkalarının ellerindeydi ve bıraktıkları gibi hücuma geçilerek alındı
bu kombin hakkında feci düşüncelerim var inşallah gerçekleştirebilirim
 şu süetlere bir bakın ilk defa süet parçayla karşılaştım
mavi olan çift taraflı süet


 resimde tam belli olmasa da  tümü payet işlemeli 1 metre kadar kumaş
ahhhhh daha neler neler,
biraz da siz mahvolmak istemezmisiniz?