benim kıymetli izleyenlerim
24 Şubat 2014 Pazartesi
YİNE BİR DEĞERLENDİRME YENİ BİR DEĞERLENDİRME
izleyenler merhaba
yeni bir geri dönüşümle geldim.
bu sevimli şapka görünümlü iğnedenlik ,
alt tarafı cd nin taa kendisidir.
ne yaptık cd yi önce elyaflayıf sonra kumaşla kapladım.
üzerine evde çocukların oyuncak kutusundan içi derin bir plastik bulundu
ve elyaf dolduruldu
ve iki malzeme silikon tabanca ile yapıştırıldı.
süsleme size kalmış.
kullanımı ise çooook zevkli
Bu da geçen arkadaşa gitmiştim bu kutuyu çöpe atacaktı.
Elinden kaptığım gibi
canım kutu çöpe gider mi hiççç,
Hani şu mıknatıslı olup mıknatısı sayesinde hemen kapanan kutulardan
evde bulunan pano desen bir kumaşım var
hemen ona uygun bir resim kesip yapıştırdım
yine süsleme size kalmış
yine üzeri dikkat ettiyseniz iğnedenlik görevi görmekte.
hani dikiş dikerken el altında iğnedenli yoksa hem bu görevi görsün hem de resimi kabartarak görünümü ve duruşu hareketlendirmekte.
16 Şubat 2014 Pazar
EKRU RENKTE GÜPÜRLÜ BADİM
merhabalar
bugünkü paylaşacağım kıyafetim sararın kreasyonunda ki bu güpürden olacak
bu kıyafetimde 3 farklı kumaş kullandım
güpür penye ve jorjet denilen kumaşlar
cinsleri farklı olsa da renkleri tam tamına benzeyen kumaşlarım kıyafet haline gelince hiç te farklı oldukları anlaşılmıyor.
bu kıyaftette güpürümüm alta gelen kısmı dilimli olduğu için farklı bir yöntem uyguladım
her zaman kolları takınca yan dikiş ve kolları beraber bir uçtan başlayıp bitirirdim .
ön uçlardan dilimli olarak gürünmesi için önce arka ve önün etek uçlarınıalttaki gibi
ayrı ayrı kıvırdım.sonra yandan başlayarak ön ve arka kıvrılmış halde birleştirdim.
böylece dilimli olarak önden görünümü sağladım.
anlaşıldığını umarım.
altta güpür parça ön parçadan kısa olarak görülmekte
nedeni güpür parçanın kıvırma payı yok penye parçaya kıvırma payı ekledim.
ön ve arka etekleri makinede kıvrıldı.
sonra omuzlardan hepsi birleştirilerek dikildi.
kollar takıldı
ve etek kısmından başlayarak kıyafet kola uçlarında dikişi tamamlandı.
kol uçlarına penyeden manşet yapıldı,
yaka yine penyeden hafif kalkık çalışıldı.
hepsini 5 iplik overlokta diktim.
etek uçlarını da overlokta yaptım.
15 Şubat 2014 Cumartesi
YİNE BİR KAPI SÜSÜ
bu gün arkadaşıma ziyarete gidiyorum
hediye olarak bu kapı süsünü yaptım.
bir de dün gece oturup küpürlü bir badi diktim
onu da resimlediğim bir zamanda burada yayınlayacağım inşallah.
13 Şubat 2014 Perşembe
MUTFAK ELDİVENİ YAPTIM
Mutfak eldiveni diktim.
Hayvan temalı olanından.
Hani yemeğe misafir gelir,
fırında cam kaplarda kesin yemek yaparım ya,
beğenmiyordum masaya taşıdığım eldivenleri.
Şık olmalıydı ,göze hitap etmeliydi, ana yemeğe yakışacak şık bir şeylerle tutmalıydım bu cam kapları.
Uzun zamandır nasıl birşeyler yapsam düşünüp duruyordum.
Ve dün aniden kedili figür yapayım dedim.oturdum yaptım bir de kuş temalı eldiven çıktı .Ama ikisi de sağ el için oldu yani ikisini aynı anda kullanamayacağım .
Şimdi oturup sol ellerini dikmem gerekiyor bakalım tavuklu mu yaparım ördeklimi karar veremedim.
12 Şubat 2014 Çarşamba
BİR PÜF NOKTASI
İzleyenleer
Dikiş iğnesine iplik geçirmek benim gibi gözlük kulanmakta direnenler için eziyettir.
Makinemin motorunu orjinal motor almadığım için bir tek çalışırken lambası yanıyor yani dikerken ,
normal dururken lambası yanmıyor.
El fenri ile çalışmadığım için iplik takmak bulutlu günlerde eziyet oluyor.
Hatta bazen iğneyi yerinden çıkarıp iplik takıp sonra iğne yuvasına taktığım çok olmuştur.
El dikiş iğnesine hadi camın önüne gidip iplik takabiliyorum da,
Makine iğnesine iplik takmak zordu.
resimde o kadar yakından çekmiş olmama rağmen yine de iğne deliği zor görünüyor değil mi ben ne yapayım?
geçenler de bu yöntemi bulana kadar!!!
İğnenizin altına beyaz renkli bir kağıt ya da bir bez parçası koyunca bakın nasıl ortaya çıkıyor.
ben bu yöntemi bulduğumdan beri gece iplik kopacak diye endişelenmiyorum çünkü iğneye iplik takmak çok kolay oldu.
oh be gözlük almamak için yine direnişe devam.
Dikiş iğnesine iplik geçirmek benim gibi gözlük kulanmakta direnenler için eziyettir.
Makinemin motorunu orjinal motor almadığım için bir tek çalışırken lambası yanıyor yani dikerken ,
normal dururken lambası yanmıyor.
El fenri ile çalışmadığım için iplik takmak bulutlu günlerde eziyet oluyor.
Hatta bazen iğneyi yerinden çıkarıp iplik takıp sonra iğne yuvasına taktığım çok olmuştur.
El dikiş iğnesine hadi camın önüne gidip iplik takabiliyorum da,
Makine iğnesine iplik takmak zordu.
resimde o kadar yakından çekmiş olmama rağmen yine de iğne deliği zor görünüyor değil mi ben ne yapayım?
geçenler de bu yöntemi bulana kadar!!!
İğnenizin altına beyaz renkli bir kağıt ya da bir bez parçası koyunca bakın nasıl ortaya çıkıyor.
ben bu yöntemi bulduğumdan beri gece iplik kopacak diye endişelenmiyorum çünkü iğneye iplik takmak çok kolay oldu.
oh be gözlük almamak için yine direnişe devam.
11 Şubat 2014 Salı
BİRAZ DA EKONOMİ DİYELİM
izleyenler merhaba:
Bu gün belki de çoğunuzun yaptığı bir işlemden bahsedeceğim.
Bulaşık makinesi deterjanın dan.
Benim makinemin deterjan gözü bazen tutukluk yapar detarjanı atmaz.
Hani çok yapmaz bunu ama senede iki , üç defa yapar,
geçen gün yine yaptı deterjansız bulaşıklarımı yıkamış.
Aman bir de güzel yıkamış hiçte bulaşıklar deterjansız yıkamış gibi değil pırıl pırıldı tabi parlatıcı etkisi olmadığı için bardaklar biraz damlalı damlalıydı ama ben içime sine sine kullandım tabaklarımı ve bardaklarımı.
Hiç kimyasal artığı yok diye.
Her makine bitiminde ben bir kaç sefer daha yıkattırıp kendimce deterjan kalıntısı gitsin diye uğraşıp dururum. Çünkü bir gün televizyonda bir prof dan duydum bulaşık makinesinde yıkandıktan sonra tabaklarımızdaki deterjan kalıntıları ile bir sefer daha yıkama olurmuş .Düşünsenize tabaklar temizliğin ötesinde zehirli çıkabiliyormuş.Ve biz bu zehirleri gönderiyoruz vucudumuza. Sonra neden kanser vakaları bu kadar arttı muhabbeti.
Neyse Bingöl'de yapardım bir arkadaş söylemişti .İstanbul'a gelince kızım da doğduktan sonra yapması külfet geldi herhalde yapmayı bıraktım .
Ama şu su kıtlığı söyleminden sonra nerelerden ekonomi yaparım diye düşünürken en çok su tüketimi yaptığım harcamalarımı düşündüm ve bu işlemi tekrar uygulamaya kara verdim.
Geçen ay harcadığımız su tüketimine göre bu ay yaklaşık %40 su tasarrufu yapmışım .Herkes kendince su tasarrufu yaparak kendi üzerine düşen görevi gerçekleştirir.
Evet tabletimizi kalın bir bıçak yardımı ile ortadan ikiye ayırıp
(bulaşıklarınızın yarım tabletle bile nasıl tertemiz olduğunu görün hiç bir farkı yok!)
hem su tasarrufu yapıyoruz
hem deterjan dan tasarruf oluyor
hem bulaşıklarımız da kalan deterjan kalıntısını yarıya indiriyoruz
ben ayrıca bulaşık bittikten sonra tekrar çalıştırdığım için elektrikten tasarruf ediyorum.
Düşünsenize benim aldığım kutuda 100 adet var böyle ikiye bölerek direk tablet sayımı 200 e çıkarıyorum ve parasal anlamda da ekstra kazanıyorum .
eee devir ekonomi devri:
diyerek başka nelerde ekonomi yapabilirmişiz bakalım
Bu gün belki de çoğunuzun yaptığı bir işlemden bahsedeceğim.
Bulaşık makinesi deterjanın dan.
Benim makinemin deterjan gözü bazen tutukluk yapar detarjanı atmaz.
Hani çok yapmaz bunu ama senede iki , üç defa yapar,
geçen gün yine yaptı deterjansız bulaşıklarımı yıkamış.
Aman bir de güzel yıkamış hiçte bulaşıklar deterjansız yıkamış gibi değil pırıl pırıldı tabi parlatıcı etkisi olmadığı için bardaklar biraz damlalı damlalıydı ama ben içime sine sine kullandım tabaklarımı ve bardaklarımı.
Hiç kimyasal artığı yok diye.
Her makine bitiminde ben bir kaç sefer daha yıkattırıp kendimce deterjan kalıntısı gitsin diye uğraşıp dururum. Çünkü bir gün televizyonda bir prof dan duydum bulaşık makinesinde yıkandıktan sonra tabaklarımızdaki deterjan kalıntıları ile bir sefer daha yıkama olurmuş .Düşünsenize tabaklar temizliğin ötesinde zehirli çıkabiliyormuş.Ve biz bu zehirleri gönderiyoruz vucudumuza. Sonra neden kanser vakaları bu kadar arttı muhabbeti.
Neyse Bingöl'de yapardım bir arkadaş söylemişti .İstanbul'a gelince kızım da doğduktan sonra yapması külfet geldi herhalde yapmayı bıraktım .
Ama şu su kıtlığı söyleminden sonra nerelerden ekonomi yaparım diye düşünürken en çok su tüketimi yaptığım harcamalarımı düşündüm ve bu işlemi tekrar uygulamaya kara verdim.
Geçen ay harcadığımız su tüketimine göre bu ay yaklaşık %40 su tasarrufu yapmışım .Herkes kendince su tasarrufu yaparak kendi üzerine düşen görevi gerçekleştirir.
Evet tabletimizi kalın bir bıçak yardımı ile ortadan ikiye ayırıp
(bulaşıklarınızın yarım tabletle bile nasıl tertemiz olduğunu görün hiç bir farkı yok!)
hem su tasarrufu yapıyoruz
hem deterjan dan tasarruf oluyor
hem bulaşıklarımız da kalan deterjan kalıntısını yarıya indiriyoruz
ben ayrıca bulaşık bittikten sonra tekrar çalıştırdığım için elektrikten tasarruf ediyorum.
Düşünsenize benim aldığım kutuda 100 adet var böyle ikiye bölerek direk tablet sayımı 200 e çıkarıyorum ve parasal anlamda da ekstra kazanıyorum .
eee devir ekonomi devri:
diyerek başka nelerde ekonomi yapabilirmişiz bakalım
Tencerenin çapı, ocaktan büyük olmalı. *Düz tencere seçilmeli.
*Elektrikli fırınlarda turbo sistemi tercih edilmeli.
*Pişirilecek malzemeler hazır tutulmalı, tenceredeki su kaynadığında ocak kısılmalı.
*Yemek pişirirken tencere kontrol amaçlı sık sık açılmamalı (enerji kaybı olur).
*Pişirme işlemi bitmeden ocağı kapatıp son birkaç dakika için enerji kullanmadan pişirim süreci devam edebilir.
*Yemek pişerken tencere ve tavaların kapakları iyi kapatılmalı (yüzde 60 buhar enerjisinden faydalanmak mümkün).
*Sebze ve patates haşlamada az su kullanıp, düdüklü tencere tercih edilmeli (yüzde 70 tasarruf).
*İlk başta açılan güçlü pişirme ateşi, sonradan kısılmalı.
*Yemek ısıtmada mümkün olduğunca mikrodalga fırın kullanılmalı(yüzde 60-65 tasarruf sağlar).
*Büyük kaplarda pişirme işlemi gazlı ocaklarda, küçüklerde ise elektrikli ocaklarda yapılmalı.
*Küçük tepsilerdeki yiyecekler büyük fırınlarda pişirilmemeli.
*Donmuş gıdalar, oda sıcaklığında çözdürülmeli. Pişirme işlemi bitmeden ocağı kapatıp son birkaç dakika için enerji kullanmadan pişirim süreci devam edebilir.
*Ekmeği ihtiyaç kadar alın,
Öneriler;
Akşam yemeği için yaptığınız pilav çok mu fazla oldu yada misafirlerinizin hepsi gelmedi yemeğe ve pilavınız tencerede yenmeden kaldı. Emeğinizde, pilavınızda boşa gitmedi, çünkü o pilavdan çorbalara katacak miktarda, buzdolabı poşetlerini doldurup dondurucuya koyun, çorba yapacağınız zaman o pilavı çıkartıp çorbanızda kullanın. Çorbanız hem doyurucu olacak, hem de lezzetli ve çeşitli olacaktır.
Nohut, kuru fasulye gibi bakliyatları haşlarken düdüklü tencere kullanın ve içine yarım çay kaşığı kadar karbonat atarsanız pişimi çabuk olur ocaktan tasarruf edersiniz.
Yemeklerinize tuzu sonradan atın, çünkü tuz pişen yemeği sertleştirir ve pişmesini uzatır. Söndürmeye yakın tuzunuzu atın ki hem yemek tuzu çeksin hem de yine ocaktan tasarruf elde edin.
Yaptığınız börek çok mu oldu, ya da eşiniz de sizden habersiz ekmek aldı. Elinizde kalan hamur işlerini, tazeyken dondurucuya atın, günü geldiğinde bir kaç saat önceden dondurucudan alın ve çözülmesini bekleyin, göreceksiniz ki ilk günkü kadar taze ve lezzetliler.
Günümüz de maalesef ki geçim derdi çok zor, eskiden ”ekmek aslanın ağzında” denirdi, şimdi maalesef ”ekmek aslanın midesinde” o yüzden bizler elimizden geldiği kadar tasarruf yapıp, evimize, ailemize katkıda bulunmak zorundayız.
10 Şubat 2014 Pazartesi
BURSA GEZİSİ VE HAVLULARIM
İzleyenler merhaba
Geçen hafta Bursa'ya gittik.
Tabi Bursa'dan ne gelir kestane şekeri,havlu.
Bir havlu evin nasıl olmazsa olmazı olabilir ? Banyonun yenilenmek ve tazelenmek için önemini hatırlayalım. Günün tüm sıkıntı ve stresinden arındığımız banyomuzda, kullanmaktan keyif alacağımız şık kaliteli havlular kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlayacaktır. Hem misafirlerimiz için de soft bir karşılama olur doğru değil mi?
Her gittiğimde Bursa'dan mutlaka havlu alıyorum zaafım oldu .Çok elzem bir ev eşyası olduğu için( heleki bizim ev de çabuk kirliye gittiğinden ihtiyaç çok oluyor)
Elbette sadece kendime almıyorum bunları ziyarete gittiğim arkadaşlarıma da mutlaka götürüyorum .
Ve birkaç tanesine de dantel yapıp yine hediye edeceğim))
Özdilek her yerde satılıyor diye ihraç fazlası ürünlerin satıldığı Buttim de bir havlucu var ya orada ya da
yalova yolu üzerinde bursa çıkışında bir havlucu keşfettim orada alıyorum.
Bu mağazanın bambu havlularını almıştım daha önce çok memnun kaldım yine oradan bambu havlular aldım.
Bu sefer beyaz renkli havluları tercih ettim.
Geçen hafta Bursa'ya gittik.
Tabi Bursa'dan ne gelir kestane şekeri,havlu.
Bir havlu evin nasıl olmazsa olmazı olabilir ? Banyonun yenilenmek ve tazelenmek için önemini hatırlayalım. Günün tüm sıkıntı ve stresinden arındığımız banyomuzda, kullanmaktan keyif alacağımız şık kaliteli havlular kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlayacaktır. Hem misafirlerimiz için de soft bir karşılama olur doğru değil mi?
Her gittiğimde Bursa'dan mutlaka havlu alıyorum zaafım oldu .Çok elzem bir ev eşyası olduğu için( heleki bizim ev de çabuk kirliye gittiğinden ihtiyaç çok oluyor)
Elbette sadece kendime almıyorum bunları ziyarete gittiğim arkadaşlarıma da mutlaka götürüyorum .
Ve birkaç tanesine de dantel yapıp yine hediye edeceğim))
Özdilek her yerde satılıyor diye ihraç fazlası ürünlerin satıldığı Buttim de bir havlucu var ya orada ya da
yalova yolu üzerinde bursa çıkışında bir havlucu keşfettim orada alıyorum.
Bu mağazanın bambu havlularını almıştım daha önce çok memnun kaldım yine oradan bambu havlular aldım.
Bu sefer beyaz renkli havluları tercih ettim.
8 Şubat 2014 Cumartesi
PEMBE DANTELDEN BADİ
İzleyenler merhaba
pembe dantelli badi diktim.
kumaşını yine cuma pazarından buldum
her zaman gelmeyen danteldir bu dantel
kordeneli olanından:::)))
kol ağızları ve etek boyu kendinden dilimli olan bu danteli badimin rengi de çok tatlı bir pudra pembesi.
ya ben her dikitimi evladım gibi görüp çok benimsiyorum ama aldığımı pek benimsemem ey dikenler siz de benim gibimisiniz?
pembe dantelli badi diktim.
kumaşını yine cuma pazarından buldum
her zaman gelmeyen danteldir bu dantel
kordeneli olanından:::)))
kol ağızları ve etek boyu kendinden dilimli olan bu danteli badimin rengi de çok tatlı bir pudra pembesi.
ya ben her dikitimi evladım gibi görüp çok benimsiyorum ama aldığımı pek benimsemem ey dikenler siz de benim gibimisiniz?
4 Şubat 2014 Salı
PELERİN
izleyenler merhaba
ne zamandır pelerinimi resimleyemediğim için paylaşamadım.
Kesileli ve dikileli baya oldu ama zavallıcağız öylece bekliyordu taki bu geceye kadar ,
bu hengamede nasıl olduysa bir hızla giyindim ve resimlerini çektirdim.
öyle güneşin yok 45 derece sağdan vuracağı zamanı beklemek benim hiç dikkat etmediğim mesele ve hatta lüks.
Çekecek birileri olsun yeterki.
Neyse evdeki şu gürültüde bile post atmaya çalışabiliyorsam ki kaldı ki yaz sil durumları yaşamaktayken,
hemen yanımda küçüklüğün kendi bilgisayırından sesler gelirken
üç büyüklerin sesleri herşeye bedel ve birde baş belası televizyon ah ne sesler ne sesler
neyse daha fazla saçmalamadan ben resimlerle başbaşa bırakayım.
yakasını bebe yaka yaptım,
yakanın etrafına ve kolların çıktığı yerlere şeritler halinde kesilmiş tavşan tüyü satın aldım diktim.
içi astarlandı ,
öne 5 düğme dikildi .
ne zamandır pelerinimi resimleyemediğim için paylaşamadım.
Kesileli ve dikileli baya oldu ama zavallıcağız öylece bekliyordu taki bu geceye kadar ,
bu hengamede nasıl olduysa bir hızla giyindim ve resimlerini çektirdim.
öyle güneşin yok 45 derece sağdan vuracağı zamanı beklemek benim hiç dikkat etmediğim mesele ve hatta lüks.
Çekecek birileri olsun yeterki.
Neyse evdeki şu gürültüde bile post atmaya çalışabiliyorsam ki kaldı ki yaz sil durumları yaşamaktayken,
hemen yanımda küçüklüğün kendi bilgisayırından sesler gelirken
üç büyüklerin sesleri herşeye bedel ve birde baş belası televizyon ah ne sesler ne sesler
neyse daha fazla saçmalamadan ben resimlerle başbaşa bırakayım.
yakasını bebe yaka yaptım,
yakanın etrafına ve kolların çıktığı yerlere şeritler halinde kesilmiş tavşan tüyü satın aldım diktim.
içi astarlandı ,
öne 5 düğme dikildi .
1 Şubat 2014 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


.jpg)



