benim kıymetli izleyenlerim

11 Şubat 2014 Salı

BİRAZ DA EKONOMİ DİYELİM

 izleyenler merhaba:
Bu gün belki de çoğunuzun yaptığı bir işlemden bahsedeceğim.
Bulaşık makinesi deterjanın dan.
Benim makinemin deterjan gözü bazen tutukluk yapar detarjanı atmaz.
Hani çok yapmaz bunu ama senede iki , üç defa yapar,
geçen gün yine yaptı deterjansız bulaşıklarımı yıkamış.
Aman bir de güzel yıkamış hiçte bulaşıklar  deterjansız yıkamış gibi değil pırıl pırıldı tabi parlatıcı etkisi olmadığı için bardaklar biraz damlalı damlalıydı ama ben içime sine sine kullandım tabaklarımı ve bardaklarımı.
 Hiç kimyasal artığı yok diye.
Her makine bitiminde ben bir kaç sefer daha yıkattırıp kendimce deterjan kalıntısı gitsin diye uğraşıp dururum. Çünkü bir gün televizyonda bir prof dan duydum   bulaşık makinesinde yıkandıktan sonra tabaklarımızdaki  deterjan kalıntıları ile bir sefer daha yıkama olurmuş .Düşünsenize tabaklar temizliğin ötesinde zehirli çıkabiliyormuş.Ve biz bu zehirleri gönderiyoruz vucudumuza. Sonra neden kanser vakaları bu kadar arttı muhabbeti.
Neyse Bingöl'de yapardım bir arkadaş söylemişti .İstanbul'a gelince kızım da doğduktan sonra yapması külfet geldi herhalde yapmayı bıraktım .
Ama şu su kıtlığı söyleminden sonra nerelerden ekonomi yaparım diye düşünürken en çok su tüketimi yaptığım harcamalarımı düşündüm ve bu işlemi tekrar uygulamaya kara verdim.
Geçen ay harcadığımız su tüketimine göre bu ay yaklaşık %40 su tasarrufu yapmışım .Herkes  kendince su tasarrufu yaparak kendi üzerine düşen görevi gerçekleştirir.
Evet tabletimizi kalın bir bıçak yardımı ile ortadan ikiye ayırıp
(bulaşıklarınızın yarım tabletle bile nasıl tertemiz olduğunu görün hiç bir farkı yok!)

hem su tasarrufu yapıyoruz

hem deterjan dan tasarruf oluyor

hem bulaşıklarımız da kalan deterjan kalıntısını yarıya indiriyoruz

ben ayrıca bulaşık bittikten sonra tekrar çalıştırdığım için elektrikten tasarruf ediyorum.

Düşünsenize  benim aldığım kutuda 100 adet var böyle ikiye bölerek direk tablet sayımı 200 e çıkarıyorum ve parasal anlamda da ekstra kazanıyorum .

eee devir ekonomi devri:
diyerek başka nelerde ekonomi yapabilirmişiz bakalım



Tencerenin çapı, ocaktan büyük olmalı. *Düz tencere seçilmeli.
*Elektrikli fırınlarda turbo sistemi tercih edilmeli.
*Pişirilecek malzemeler hazır tutulmalı, tenceredeki su kaynadığında ocak kısılmalı.
*Yemek pişirirken tencere kontrol amaçlı sık sık açılmamalı (enerji kaybı olur).
*Pişirme işlemi bitmeden ocağı kapatıp son birkaç dakika için enerji kullanmadan pişirim süreci devam edebilir.
*Yemek pişerken tencere ve tavaların kapakları iyi kapatılmalı (yüzde 60 buhar enerjisinden faydalanmak mümkün).
*Sebze ve patates haşlamada az su kullanıp, düdüklü tencere tercih edilmeli (yüzde 70 tasarruf).
*İlk başta açılan güçlü pişirme ateşi, sonradan kısılmalı.
*Yemek ısıtmada mümkün olduğunca mikrodalga fırın kullanılmalı(yüzde 60-65 tasarruf sağlar).

*Büyük kaplarda pişirme işlemi gazlı ocaklarda, küçüklerde ise elektrikli ocaklarda yapılmalı.
*Küçük tepsilerdeki yiyecekler büyük fırınlarda pişirilmemeli.

*Donmuş gıdalar, oda sıcaklığında çözdürülmeli. Pişirme işlemi bitmeden ocağı kapatıp son birkaç dakika için enerji kullanmadan pişirim süreci devam edebilir.
*Ekmeği ihtiyaç kadar alın, 
Öneriler;
Akşam yemeği için yaptığınız pilav çok mu fazla oldu yada misafirlerinizin hepsi gelmedi yemeğe ve pilavınız tencerede yenmeden kaldı. Emeğinizde, pilavınızda boşa gitmedi, çünkü o pilavdan çorbalara katacak miktarda, buzdolabı poşetlerini doldurup dondurucuya koyun, çorba yapacağınız zaman o pilavı çıkartıp çorbanızda kullanın. Çorbanız hem doyurucu olacak, hem de lezzetli ve çeşitli olacaktır.
Nohut, kuru fasulye gibi bakliyatları haşlarken düdüklü tencere kullanın ve içine yarım çay kaşığı kadar karbonat atarsanız pişimi çabuk olur ocaktan tasarruf edersiniz.
Yemeklerinize tuzu sonradan atın, çünkü tuz pişen yemeği sertleştirir ve pişmesini uzatır. Söndürmeye yakın tuzunuzu atın ki hem yemek tuzu çeksin hem de yine ocaktan tasarruf elde edin.
Yaptığınız börek çok mu oldu, ya da eşiniz de sizden habersiz ekmek aldı. Elinizde kalan hamur işlerini, tazeyken dondurucuya atın, günü geldiğinde bir kaç saat önceden dondurucudan alın ve çözülmesini bekleyin, göreceksiniz ki ilk günkü kadar taze ve lezzetliler.
Günümüz de maalesef ki geçim derdi çok zor, eskiden ”ekmek aslanın ağzında” denirdi, şimdi maalesef ”ekmek aslanın midesinde” o yüzden bizler elimizden geldiği kadar tasarruf yapıp, evimize, ailemize katkıda bulunmak zorundayız.

5 yorum:

  1. Bir küçük ekleme yapmak isterim; buzluktan çıkardığımız bir ürünü çözülmesi için buzdolabının alt gözlerinde bekletmek de enerji tasarrufu sağlıyormuş.
    Bir de bulaşık makinesinde deterjan ve parlatıcı yerine kullanılabilecek alternatifler: sirke, limon tuzu.
    Bir blog sayfasında detaylıca güzel şekilde anlatılmış, bakmak isterseniz:
    http://sormabulmadunyasi.blogspot.com.tr/2013/01/bulask-makinesinde-kimyasal-deterjan.html

    YanıtlaSil
  2. evet ben de parlatıcı bölümüne kendi yaptığım sirkeden döküyorum ama limon tuzunu duymamıştım öneri için teşekkürler

    YanıtlaSil
  3. Rica ederim, faydalı olduysa ne mutlu...:)

    YanıtlaSil
  4. Allahım ben mi beceriksizim milet mi fazla düşünceli ne güzel bir bilgiiiiii

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yok ya beceriksizlikle ilgisi yok. teveccühünüz

      Sil

bendencesitlemeler